kenar sözlükteki anlamı

“kenar”

kenar

Farsça kenār
  • isim Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını; yaka, cidar, lep
  • Bir şeyi çevreleyen çizgi
  • Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri
  • Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer
  • ► yan
  • matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri

kemer sözlük anlamı

“kemer”

kemer

Farsça kemer
  • isim Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı
  • Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü
  • Emniyet kemeri
  • sıfat ► tümsekli
  • anatomi Kemiklerden oluşan yay biçimindeki yapı
  • jeoloji Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı
  • mimarlık İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı
  • eskimiş Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak

Kemer

  • isim Antalya iline bağlı ilçelerden biri
  • Burdur iline bağlı ilçelerden biri

kelle sözlük anlamı

“kelle”

kelle

Farsça kelle
  • isim Koyun, kuzu ve keçinin pişirilmiş başı
  • Ekinlerde başak
  • Külçe biçimindeki şeker
  • teklifsiz konuşmada ► baş