pervane sözlükteki anlamı

“pervane”

pervane

Farsça pervāne
  • isim Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
  • Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet; uskur
  • tarih Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman
  • tarih Bu fermanı hazırlamakla görevli memur
  • sıfat, mecaz Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan
  • ► semahçı

perakende sözlük anlamı

“perakende”

perakende

Farsça perākende
  • sıfat, ticaret Malların teker teker veya birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı
  • Bu biçimde alınan veya satılan
  • eskimiş Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan